Kapat

Leonardo Da Vinci’in Yaptıkları ve Yapmak İstedikleri

Anasayfa
Bilim&Kültür Leonardo Da Vinci’in Yaptıkları ve Yapmak İstedikleri

Leonardo Da Vinci’in Yaptıkları ve Yapmak İstedikleri şeyleri bu yazımızda anlattık. Yapmak istediklerini yapsaydı kim bilir neler olurdu..

Rönesans sırlarıyla gizemleriyle bizleri oldukça etkiliyor. Öyle bir dönem düşünün ki Batı dünyasının bilimi, sanatı oldukça gelişim göstersin. Mona Lisa tablosuna baktığınız zaman onun sırlarla dolu olduğunu biliyoruz. Ancak ne sırlar barındırdığını, nasıl çizildiğini, gerçek mi yoksa hayal ürünü mü olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Tablo meydana geleli 514 yıl olmuş ve hala gizemlerini korumasını biliyor. Ünlü ressamın yaşarken insanlar tarafından sıra dışı olarak algılandığını da biliyoruz. Zamanın ötesinde yaşamış olan bu bilgin öldükten yüzlerce yıl sonra bile bizleri şaşırttı. Yaptığı çizimler sanki 15. Yüzyıl’da değil de yakın bir zamana aitti. Özellikle bazı tarımları bugün bile sıra dışı kabul ediliyor.

Leonardo Da Vinci 17 yaşındayken resim dersi almak için Floransa’ya çırak olarak gider. Bilime olan ilgisi de burada başlamış. Kendisi çalışmaya başlayınca da anatomiye olan ilgisini artırdı hatta bazı çizimleri insan vücudunu ne kadar iyi bildiğini bize açıkça belirtiyor. 1508 yılında Fransa kralı ona eşlik etmesi için Da Vinci’i kendisinin yanına çağırdı. Burada insan vücudunun parçalarının nasıl çalıştığını inceledi ve en önemli teorilerinden birisini burada ortaya attı. Dünyayı oluşturan 4 kuvveti insan vücuduna uygulamak üzereydi. Bu yapabilmek için 30 kadavrayı parçalarına ayırdı. Tek tek parçaları inceledi, kalp çizimlerinden birisini icat edilmiş en güzel enstrüman notunu aldı. Yaptığı tüm çizimlerinde bu incelemeler ona yardımcı olmuştur, her kası ayırarak nasıl çalıştığını gözlemlemiştir.

Dönemin en önemlilerinden olan Da Vinci yalnızca bunlarla kalmamıştır, yenilik çağının en büyüklerinden birisi olmuştur. Leonardo Da Vinci’in çalışmalarının muhteşemliği ölümünden sonra ortaya çıktı. 19.yüz yılın sonuna doğru çalışmaları halka açıldı. Çalışmalarının halka açılması büyük bir şok etkisi yarattı. Çünkü hayali kurulan şeyler Da Vinci tarafından tasarlanmış, çizimi çoktan yapılmıştı. Da Vinci insan anatomisi hakkında oldukça fazla bilgiye sahipti. Yaptığı çalışmalardan anladığımız üzere fiziğe de oldukça hakim bir insandı. Robotlar günümüzde bile hala bilim kurgu gibi gelir ancak Da Vinci ilk robotu tarihimizden yüz yıllar önce çizmişti. Dış görünüşü tıpkı bir şövalyeyi andıran icadın içine bir düzenek kurmuştu. Tabi ki onu birinin kontrol etmesi gerekmekteydi. Tarihin icat edilen ilk robotu oturup kalkabiliyor, kollarını hareket ettirebiliyordu.

Dalgıç elbisesini ilk düşünen adam

Dalgıç elbisesi dalgıçların kullandıkları özel sentetik kıyafete denir. Model dalgıç kıyafetlerinin ilki 1943 yılında icat edilmiştir. Tabi Leonardo Da Vinci’in de bu konuda bir tasarımı vardır. Venediğin Osmanlı tarafından işgal edildiğini gören ressam bunun üzerine bu kıyafeti tasarlamıştır. Tüm amacı Osmanlı donanmasına ait gemilerin suyun altından zarar görmesini sağlamaktır. Kıyafet yalnızca tasarım olarak kalmıştır. Peki ya kullanıma açılabilseydi? Belkide ülkesinin dünyadaki tüm denizlere sahip olmasını sağlayabilirdi.

Leonardo Da Vinci

Da Vinci yalnızca çizimlerinde değil hayal gücünde de oldukça güçlüydü. Bazı şeyleri hayal etmeden gerçeğe dönüştüremeyeceğimiz bu nedenledir. Da Vinci uçmayı da hayal etmiştir. Öncelikle daha önceden uçmaya çalışan ve bu uğurda sakatlanan bir çok insanı ele aldı. Onların çizimlerinin insana takılan birer kanat gibi olduğunu gördü. Bu yapılanlar insanların uçmasını sağlıyordu. Hatta bu yöntemle 250 metre uçabilen bir kişi bile vardı fakat nasıl konacağını ve nasıl hareket edeceğini bilmiyorlardı. Eklenmesi gereken kuyruk dahi ressam tarafından eklendi. Bir insanın içine girebileceği şekle getirildi. Da Vinci uçma konusunda yalnızca bununla yetinmedi, bir de helikopter çizdi. Helikopter hayata geçirilmedi. Günümüzde bilim adamları bu helikopterin yapılsa bile uçmayacağından hem fikirler. Bazı bilim adamları onu o dönemlerin en büyük mucidi olarak kabul etse de bazıları da onu hırsızlıkla suçluyor. Zeki bir insan olduğunun kabul ediyorlar ancak yaptığı, çizdiği her şeyin daha önceden yapılmış olduğunu iddia ediyorlar.

Da Vinci İstanbul’a Köprü Yapmak İstedi

Leonardo Da Vinci’in bir de Haliç için tasarladığı bir köprü projesi vardır. Osmanlı Padişahı II.Beyazıt Haliç için bir köprü yaptırmak ister ancak bu köprü yapılamaz, padişahın isteğini kimse yerine getiremez. Bu durumu Da Vinci duyar ve Osmanlı Padişahı’na bir mektup yazar. “Ben kulunuz, İstanbuldan Galataya bir köprü yaptırmak istediğinizi, yapacak birini bulamadığınız için vazgeçtiğinizi duydum. Ben kulunuz nasıl yapılacağını biliyorum. ” Leonardo Da Vinci yazdığı bu mektuba cevap alamamıştır. Padişahın bu mektuba neden cevap vermediğini mektubun durumunun ne olduğunu bilmiyoruz. Muhtemel ki ünlü ressam bu konuda hayal kırıklığına uğramıştır. Bundan yüzyıllar önce çizilen köprü modelinin şu anda uygulansa bile sağlam bir şekilde ayakta kalacağı söyleniyor. Belkide yüz yıllar sonrasının teknolojisine ulaşabilen bir ressamdı, sadece ressam demek ne kadar doğru olursa.

Tank bile tasarladı

Yapılan tüm icatlar insanlığın gelişmesine hizmet etmez. Bazı icatlar vardır ki insanlığı yok eder. Da Vinci’ye gelen siparişler arasında bir de tank vardır. Tankta projesini ünlü ressamın çizdiği bir icattır. Çizimlerde ilk başta baktığınız zaman uçan bir daireye benzetebilirsiniz ama bu tasarım gelmiş geçmiş en başarılı savaş makinesi olarak kabul edilmiştir. Tam 360 derece de top atma imkanı sunmaktadır. Bu projenin diğer bir ilginç noktası daha vardır. Da Vinci bu projeyi şifreli yapmıştır. Proje çizimleri bir başkasının eline geçtiği zaman kötülük için tüm bunları kullanamayacaktır. Dönem olarak düşünüldüğünde Da Vinci’in yaşadığı dönemde oldukça ilkel silahlar kullanılıyordu. Bu tank projesini diğer ülkelere oldukça iyi bir miktara satabilirdi. Peki o zaman ne olurdu? Savaşta insan gücüne duyulan ihtiyacın az olmasından dolayı muhtemelen dünya savaşlarının olması 20. Yüz yılı bulmazdı. İnsanlar sömürgeye çok daha önce başlar ve bazı ülkeler zenginlik sürerken bazıları acı bir ömür sürerdi.

Leonardo Da Vinci’in tüm bu uygulamalarını aslında sanatsal çizimlerinde çok daha iyi kullandığını açıkça görüyoruz. Monalisa tablosu ışıkları tek tek katman olarak ayıran bir makineye giriyor. Makineden çıkan sonuç şaşırtıcı. Gölgelendirmeleri bile siyah ya da koyu tonlama ile yapmıyor. Kimsenin kullanmadığı yöntemleri uyguluyor. Dünyada başarıyla uygulayabilen ressam sayısı oldukça az. Bu bilgilerin bundan 500 yıl önce çılgınlık olduğunu herkes kabul eder. Şimdi bir de bu bilgilerin ilk proje anında halka açıldığını ve uygulamaya geçtiğini düşünelim. Daha dünyanın bir tepsi olduğunu iddia eden insanlardan, robotlarla gezen uçan insanlar olarak değiştiğini düşünelim. Teknoloji bugüne kadar nasıl bir gelişim gösterirdi?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: