Kapat

Kuyruklu Yıldızı Tanıyalım

Anasayfa
Bilim&Kültür Kuyruklu Yıldızı Tanıyalım
Kuyruklu Yıldız

Hiç internette kuyruklu yıldız aradınız mı? Kimneder.com sizi büyük bir yükten kurtararak yalın ve kolay bir dille size kuyruklu yıldızı anlatabilir. Hazırsanız başlayalım.

Zorla bize izletilen reklamlara da göndermemizi yaptığımıza göre uzatmadan konumuza dönelim. Kuyruklu yıldızlar isimlerinin aksine gerçek yıldızlar değillerdir. Daha çok kirli kartopu, buzlu çamur topuna benzetilirler. İçerikleri buz ve kozmik toz parçacıklarından oluşur. Buz dediğimiz bildiğimiz donmuş su ve gazlardır. Kozmik toz ise çok afilli değil mi? Güneş sisteminin oluşumu sırasında gezegenlerde yoğunlaşamamış parçacıklara denir. Bu gök cismi güve adı verilen kirli buzdan oluşan çekirdeği ile üzerinde buharlaşan su ve saçılan tozlar sayesinde kuyruk kısımlarıyla tanımlayabiliriz. Normalde buz hele ki bu kirli haliyle buz pek ışık saçmaması lazım. İşte bu noktada kuyruklu yıldızın yardımına biri yetişiyor. Güneş!

Kuyruklu Yıldız

Kuyruklu Yıldız

Kuyruklu Yıldız Nasıl Oluşur?

Kuyruklu yıldızın güneşe yaklaşması sonucunda oluşan ısı kuyruklu yıldızın üzerindeki buzların buharlaşmasını sağlar. İncecik toz, su ve gaz buharı güneşten aldığı ışığı, ışıltılarıyla bir kuyruğa dönüştürür. Hatta bu kuyrukta farklı gazlar bulunuyorsa güneşten gelen enerji ile farklı renklerde de ışık saçılabilir. Bu sayede bu kuyruklu yıldızlar o hoş görünüme kavuşabilir. Bu kuyruk kısmı o kadar uzun olabilir ki, kimi zaman bu uzaklık Güneş ile Dünya arasındaki mesafeye eş değer bile olabilir. Ama kuyruk kısmındaki toz ve gaz parçacıkları o kadar küçüklerdir ki onların hepsini ortalama bir bavulun içine sığdırabilirsiniz.

2004 yılında fırlatılan Rosetta uzay aracı 67p kuyruklu yıldızını yakın takibe almıştı. Uzun uğraşlar ve araştırmalar ile yörüngesi tespit edilerek yapılan bu yakınlaşma ile kuyruklu yıldıza ufak bir uzay aracı indirilmişti. 3 gün boyunca yüzeyden veri yollayan bu ufak uzay aracı gölgede kaldığı için güneş panelleri çalışmadı ve enerjisi bittiği için kendisini kapattı. Ama bu kadar kısa sürede olsa bile yüzeyden organik bileşikler yani karbon ve oksijen olup olmadığını bize kesin bir şekilde bilgileriyle birlikte yollamayı başarmıştı. Bu organik bileşikler bilgisi ise Dünya üzerindeki yaşamın başlangıcı açısından ortaya atılan teorilerden Panspermia’nın destekçilerini epeyce mutlu etmiş olmalı.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: