Kapat

Duygularınla Barışık Bir İnsan mısın?

Anasayfa
Kadın&Yaşam Duygularınla Barışık Bir İnsan mısın?

Duygularınla Ne Kadar Barışık Birisisin?

Çok güçlü olmak hep dik durmak istiyorsun. Hiç üzülmemek, hiç hayal kırıklığına uğramamak istiyorsun. Hep tek başına idare edebilmek istiyorsun. Bazen bunu başardığın bile oluyor ama yine de içinde bir yerler çok acıyor, çok zorlanıyorsun. Acaba çok yorulmuş olabilir misin?

Bir gün birisi bana dedi ki: “Ben eskiden çok güçlüydüm. Babam öldüğümde dahi hiç ağlamamıştım. Hep dik durmuştum. Ama nasıl oldu da bir psikoloğa gidecek hale geldim çok şaşırıyorum.” Diye söyledi. Şimdi ben şöyle düşündüm. Ya insan kalemini kaybetse üzülür, sen babanı kaybetmişsin be adam. Üzülmemenin imkanı var mı? Sen sadece üzülmediğini zannedersin. Bunu altta bir yerlere itersin ve görmezden gelirsin. İnsanın doğasında var sahiplenmek, sahiplenilmek, aidiyet hissetmek. Şimdi ben bu durumu şuna benzetiyorum. Suyun altına girmişsin ve bildiğiniz üzere bizim suyun altında nefes alma gibi bir becerimiz yok ama sen bunu bilmene rağmen belki de unuttun bu bilgiyi, zorluyorsun kendini suyun altında olmana rağmen. Nefes almalıyım, nefes almalıyım, nefes almalıyım diye. Boğuluyorsun be adam, farkına varsana. Boğuluyorsun, senin nefes altında nefes alma becerin yok. Kabullen bunu artık.

Güçlü Olmak Lazım!

Bana göre insanoğlu hem çok aciz hem de çok güçlü. Dönem dönem bu özelliklerimizi farklı zamanlarda yaşıyoruz. Bazen çok güçlü oluyoruz bazen çok aciz oluyoruz. Bazen de ikisini bir arada karmaşık duygularla hissettiğimiz oluyor. Ama insanoğlu bu iki durumdan birisine yabancılaştığı zaman aslında kendine yabancılaşmış oluyor. Bence insan gücünü ve huzurunu bazen başaramayabileceğini, bazen üzülebileceğini, bazen kötü hissedebileceğini, bazen hayal kırıklığına uğrayabileceğini kabullendiği zaman sağlayabiliyor. Belki sana ters gelmiş olabilir. Nasıl yani şimdi? Güçsüzlüğünü kabullenmek ve güçlü olmak? Şimdi biraz tersinden düşünelim istersen. Şimdi sen hep güçlü olmak istiyorsun ya hiç başarısız olmamak, hiç hayal kırıklığına uğramamak ama insanoğlunun var oluş itibariyle böyle bir şey mümkün değil. Eninde sonunda ya başarısız olacaksın ya üzüleceksin belki sen bunu kabullenmesen de içerde bir yerlerde bu his birikiyor. Ne oluyor peki sonrasında? Hem üzülmüş oluyorsun, hem başarısız olmuş oluyorsun hem de kocaman bir hayata dair başarısızlık hissi. Hiç bir şeye yaramıyormuşsun gibi bir his. Bunları kabullenmediğin zaman çok daha bir duygu yoğunluğu ve kötü hisler olumsuz durumlar yaşıyorsun.

Eğer duygularınla barışık değilsen anlamazsın sorunun nerede olduğunu, sadece içinde bir ses yankılanır durur. Güçlü ol, güçlü ol! Dik dur! Ve sen öyle olmaya çalışırsın. Duygular gelir içeriden. Üzülme, başarısızlık hissi, hayal kırıklığı, hüzün ama içeride bir yerlerde böyle çok ciddi kıyafetli, ciddi suratlı somurtkan bir adam var. Kontrol amiri o, onları hemen saklıyor senin gözünden kaçırmak için. Sen zannediyorsun ki ben duygulanmıyorum, ben bunları hissetmiyorum. Ama o hissettiğin acı, o kötü hisler nereden geliyor? Onlar saklansa bile, kontrol amiri tarafından halının altına süpürülse bile hala seni etkilemeye devam ediyor. Farkına var lütfen. Neyi hissediyorsan bırak gelsin, olduğu gibi gelsin duyguların. Hiç birini dışlama hayatından. Bazen normal hüznü bile depresyon diyerek çıkarmaya çalışıyoruz hayatımızdan. Bırak duyguların olduğu gibi gelsin. Ağlamak mı geliyor içinden, bırak ağla. Ağlayabildiğin kadar ağla. Sinirleniyor musun, öfkeleniyor musun, öfkelen bırak gelsin duyguların. Sen ona gelmesi için, kendini fark ettirebilmesi için izin vereceksin ya o geldikten sonra çıkıp gidecek senini zihninden, vücudundan. Bir bilsen onlar gittikten sonra ne kadar rahatlayacağını hiç durmaz hemen izin verirdin o duygulara.

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: