Kapat

Pabucu Dama Atılmak ve Dingonun Ahırı Deyimlerinin Nerden Geldiği Sorusunun Yanıtı

Anasayfa
Bilim&Kültür Pabucu Dama Atılmak ve Dingonun Ahırı Deyimlerinin Nerden Geldiği Sorusunun Yanıtı

Dilimizde bir çok anlamını bilmediğimiz deyimler bulunur. Biz bu iki deyimin anlamını çok merak ettik ve sizin için araştırdık. Gelin birlikte inceleyelim.

“Pabucu Dama Atılmak” Nereden gelir?

Eğer sizden küçük bir kardeşiniz varsa bu tabiri duymuş olmanız gerekir. Hatta duymakla kalmayıp biraz sinir olmuş bile olabilirsiniz. Ne oldu? Kardeşiniz olunca pabucunuz dama mı atıldı? 🙂

Pabucu dama atılanlar bunun nasıl bir his olduğunu bilir de bu deyişin nerden geldiğini hiç bilmez. İşte o bilmeyen için geliyor. Bakalım bu pabuçlar neden dama atılıyor?

Osmanlı döneminde bulunan Lonca teşkilatı ticaretin yanında sosyal hayatı da düzene sokuyordu. Bir mal alan ve aldığı malın kusurlu olduğunu gören kişiler bunu Lonca teşkilatına şikayet ediyorlardı. Teşkilatta bulunan heyet bu şikayeti dinliyor, değerlendiriyor, eğer şikayet eden kişi haklıysa malın iadesine ya da yenisiyle değiştirilmesine olanak sağlıyordu. Bu uygulamanın yapıldığı mesleklerden biri de ayakkabıcılıktı. Eğer tüketici aldığı maldan memnun kalmazsa bunu teşkilata bildiriyordu.

Kötü yapılan ayakkabılar da ibreti alem olsun diye ayakkabıcının çatısına atılıyordu. Böylece kimin çatısında ayakkabı çoksa o kişinin kötü ayakkabı yaptığı anlaşılıyordu. İşte pabucu dama atılmak deyimi de buradan gelmektedir. Pabucu dama atılan kişi artık eski değerini kaybetmektedir. 🙂

 

Dingonun Ahırı Deyimi Nerden Gelir?

Bir mekana girip çıkanın haddi hesabı belli değilse ve bu içeri girip çıkanlar paldır küldür hareket ediyorlarsa bu insanlara söylenecek tek bir söz var. Burası dingonun ahırı mı?

Peki kim bu dingo? Nerde bunun ahırı? Bir fikriniz var mı?

1869 yıllarında İstanbul’da ulaşım, atlar ve atların çektiği faytonlar ve tramvaylarla yapılıyordu. Atlı tramvaylar normalde iki atla çekilirken dik yokuşlarda takviye atlar getirilirdi. Azap kapıdan gelen bu atlar Taksim’de şimdilerde tramvay deposu olarak kullanılan bir ahırda bekletilirdi. Dinlendikten sonra da tekrar Azap kapıya götürülürdü. Bu atların dinlendiği ahırı ise Dingo adlı bir Rum vatandaşı işletirdi. Günün hangi saati atların gelip gideceği belli olmazdı. Ahır gün boyu açık kalırdı. Dingonun ahırı tabiri böylece Türkçemize yerleşti. Dingonun ahırı mı burası kardeşim? 🙂

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: