Kapat

Batıl İnançlar ve Kökenlerini Araştırdık

Anasayfa
Bilim&Kültür Batıl İnançlar ve Kökenlerini Araştırdık

İlk çağlardan beri insanoğlu korktuğu şeyle baş etmenin yollarını aradı. Ateşler yaktı, tütsüler tüttürdü, kulaklarını çekti, tahtalara vurdu ve tüm bu yaptıklarına bir isim verdi. BATIL İNANÇ!

Aslında bakarsanız batıl inançlar kişiye doğruyu ve akıllıca olanı öğretmek maksadıyla dile gelmiş hayatımıza yerleşmiş inanışlardır. Sizin var mı böyle bir inancınız? Hadi birlikte bakalım nelermiş bu batıl inançlar.

Merdiven altından geçmenin şanssızlık getirmesi

Merdiven altından geçmenin uğursuzluk getirmesi inanışı antik mısırda başladığı inanılan bu geleneğin sebebi merdivenin bir duvara veya yüzeye yaslandığında üçgen şeklinde bir görüntü oluşturmasıdır. Antik mısırda ise üçgen kutsaldı ve altından geçilmesi hoş karşılanmıyordu.

Ayna kırmanın 7 yıl uğursuzluk getirmesi

Eskiden insanlar öteki dünya da ki yansımalarına bakmak için parlak yüzeylere, göllere hatta havuzlara bakarlardı. Baktıkları yerde dalgalanma veya titreşim olması felaket anlamına gelirdi. Eski mısır ve yunanda sırf bu yüzden kırılmaz metal aynalar yapılıyordu ve böylece öte yandaki görüntülerinin bozulmamasını garantiye alıyorlardı. Roma da ise camcılık ileri olduğundan ayna kırılmaları tabi ki daha çoktu ve kırık aynaların kötü talihin işareti olduğu kabul gördü. 7 yıl olmasının sebebi ise antik çağda her 7 yılda bir insanın tüm bedeninin yenilendiği düşünülmektedir.

Tahtaya Vurmak

Önce millattan önce 2000’li yıllarda Kuzey Amerika yerlilerinde daha sonra da Ege’de Helen Uygarlığı’nda görülmüştür. Her iki kültürde meşe ağacına çok sık yıldırım düştüğünü gözlemlemişti. Amerika yerlileri meşenin, tanrıların yıldırım ile yer yüzüne inip üzerinde otuduğu yer olduğuna, Helenler ise yıldırım tanrısı olduğuna inanmışlardı. Kuzey Amerika yerlileri bu ağacın köküne vurarak ilerde başlarına gelebilecek tehlikelere ve şanssızlıklara karşı tanrıyla temasa geçtiklerine inanıyorlar ve ondan kendilerini korumasını istiyorlardı.

Yıldız Kayarken Dilek Tutmak

Bu geleneğin kaynağı birinci yüzyıla dayanır. Batlamyus’a göre yıldız kayması demek bir tanrının dünyaya bakması anlamına geliyordu. Bu yüzden insanlar tanrının gördüğü bir anda dilek tutarlardı ve gerçek olma ihtimalinin daha fazla olduğuna inanıyorlardı.

Pastaya Mum Dikmek

Antik Yunanlılar da doğum günü pastası yaparlardı. Üzerine mum dikmelerinin sebebi ise pastanın ışık saçarak aya benzemesi. Bu şekilde ay tanrıçası Artemis’i onurlandırıyorlardı. Günümüzde ise mumların iyi şans getirdiğine inanılıyor.

DEVAM EDECEK…..

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: