Kapat

Aldatmaların ve Sadakatsizliklerin Perde Arkası

Anasayfa
Kadın&Yaşam Aldatmaların ve Sadakatsizliklerin Perde Arkası

Sadakatsizlik mi affedilmeli, aldatma mı affedilmeli?

Karşınızdaki kişiden habersiz bir şekilde çevirdiğiniz her hangi bir dolap sadakatsizliktir. Fakat yaptığınız bu hatayı inkar ederseniz yani var olan bir şeyi yokmuş gibi gösterirseniz işte bunun adı da aldatma olur. Örneğin; mesela bir bardağı kırdınız ve sakladınız bu hatanız sadakatsizliktir. Çünkü sakladın. Annemiz duymasın, eşimiz duymasın, sevgilimiz duymasın. Eğer yakalandıysak, birileri görmüş ise o bardağı kırdığımızı “Hayır ya ben kırmadım, ne alakası var.” Gibi inkar edersek işte o anda karşımızdaki kişiyi aldatmış oluruz, kandırmış oluruz. Yani kısacası sadakatsizliğin içerisine inkar girerse aldatma olur.

Sadakatsizlikte gizli dolaplar çeviriliyor dedik. İşte bu dolaplar farkedilirse üç sonuca yol açıyor. Birincisi; “Pişmanım, çok özür dilerim. Bir hata yaptım ama bu bir daha olmayacak. Bir daha asla sana böyle bir şey yaşatmayacağım, söz veriyorum. ” İkincisi; “ Saçmalama ya, ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Asla böyle bir şey yok, hepsi senin kuruntun. Sen hastasın, gereksiz yere kıskançlık yapıyorsun. Olacak şey mi bu?” Üçüncüsü; “ Evet yaptım. İyi ki de yaptım, oh be. Hayat benim değil mi? Sanane ya. Allahtan başka hiç kimseye hesap vermek zorunda değilim.”

Durumları analiz edelim

Şimdi birinci durum kurtarılabilir aslında. Yani bir iki kereye mahsus şans verilebiliyor. Çünkü işin içinde pişmanlık var, vicdan azabı var. Fakat bu aldatma olayı defalarca tekrar ediliyorsa ve siz sürekli affediyorsanız, işin suyu çıkmıştır artık demek oluyor. Yapmayın bunu.

İkinci durumu affetmemek lazım. Çünkü affederseniz aldatma hakkını tekrar karşı tarafa vermiş olursunuz. Tabi çevresel faktörler, ekonomik şartlar, aile koşulları, karakterler. Bunların hepsi kararı değiştirebilir. Bu yüzden kesin bir şekilde affetmeyin diyemem.

Üçüncü durum artık en berbat durumdur. Yani artık yapabilecek hiç bir şey yoktur. Bu durumda artık ne olur kendinize gelin ve affetmeyin. Kendi celladınız ile yaşamaya devam etmeyin.

Şimdi aldatmanın tanımı kişiye göre değişebiliyor. Kimine göre bir başkası ile cinsel ilişkiye girmektir aldatma. Kimine göre öpüşmektir, kimine göre dokunmak, bakışmak ya da internette yazışmak bile aldatma sayılır. Bana sorarsanız, eşinden veya sevgilinden habersiz olan herhangi bir görüşme sadakatsizliktir ve bunun sürekli tekrarlanması da aldatmadır. Mesela diyelim ki erkek arkadaşınız veya eşiniz normal bir arkadaşı bile olsa sizden habersiz kahve içmeye, çay içmeye ya da yemeğe gitmiş. Siz soruyorsunuz ne yaptın bugün, ne yapıyorsun gibi. O da bunu size anlatmıyor, size bahsetmiyor, sizden saklıyorsa bence bunun adı aldatmadır. Bunun adı sadakatsizliktir.

Ama tabi dediğim gibi herkesin sınırları farklıdır. Sınırlarınızı, nerde durulması gerektiğini söylemeniz gerekiyor yoksa sıkıntılara yol açabilir. Sınırlarına sahip çık yoksa ilerde sinirlerine sahip çıkmak zorunda kalırsın. Aslında aldatılan kadınların da hatası büyüktür bence. Başka bir kadınla birlikte olup eve dönen erkeğe; o benim kocamdır, sevgilimdir, gider ama geri geleceği yer burasıdır dediği sürece bu böyle devam edecektir ve o erkekte aldatmaya devam edecektir. Çünkü aldatan bir daha aldatır. Eğer affederseniz ona aldatma şansını kendi ellerinizle vermiş olursunuz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: